SIKLIKLA SORULAN SORULAR
Kısaca Hipnoterapi Nedir?

Hipnoterapi - Bilinçaltı Davranış Bilimleri / (Hypnotherapy - Subconscious Behavioral Science) günümüzde ayrı bir bilim dalıdır. Bilinçaltı davranış bilimidir. Telkin ve imajinasyon bilimidir. Bilinçaltının tekradan eğitilmesi bilimidir. Bu dalda, diploma eğitimini bitirenlere ve yapılacak sınavlarda başarılı olanlara “Hipnoterapi diploması” (Diploma in Hypnotherapy) veren bir bilim dalıdır (Hipnoterapi eğitimi “sertifika” eğitimi değildir! “diploma” eğitimidir!) fakültesi vardır ve eğitim sonrası diploma almaya hak kazananlara, ilave denetimli pratik deneyim saatlerini ve klinik danışmanlarla stajını tamamladıktan sonra, başarılı olanlara verilen ünvan, “Hipnoterapist”(C.Ht.) olarak dünya literatürüne geçmiştir. Tek başına müstakil bir meslektir. Hipnoterapistlik bir uzmanlıktır. Hipnozu kullanmaya, “Hipnoterapi Diplomasına” sahip “Hipnoterapistler” yetkilidir.

Günümüzde hipnoterapi ve hipnoz, psikoloji ve sağlık biliminin içinde değil, ayrı bir bilim dalı olarak kabul edilmektedir. Hipnoterapi
ve hipnoz psikoloji bilimine destek verdiği gibi, sağlık bilimine de destek verebiliyor, siyaset bilimine de destek verebiliyor, eğitim bilimine de destek verebiliyor, spor bilimine de destek verebiliyor, bireysel ve toplumsal gelişimelere de destek olabiliyor, iletişimde kullanılabiliyor. Dünyadaki kullanım alanları ve desteklediği bilim dalları gün geçtikçe gelişerek, artmaktadır.

Kısaca Hipnoterapi; bilinçaltı hipnotik telkin ve imajinasyon bilimidir, bilinçaltının tekrardan eğitilmesidir. Bunun için çeşitli hipnotik teknikler kullanılır. İstemediğiniz, değiştirmek ve/veya geliştirmek istediğiniz her türlü davranış, düşünce, duygu, korku, endişe, kaygı, alışkanlık ve algılarınızı, direk bilinçaltınızda çalışarak size çok kısa sürede sonuçlar yaratır, destek olur. Günümüzde birçok ülkede psikoljiden, her türlü gelişime, çok yaygın, geniş alanda, kişilerden toplumlara yayılarak başarıyla kullanılan, çok etkili, ekonomik, daha kısa sürede sonuçlar yaratan en güçlü davranış değişiklik yöntemidir. Bunlar, “Bilinçaltı Davranış Bilimleri - Hipnoterapi Bilim Dalı Bölümü”nden mezun olmuş, diplomalı “Hipnoterapistler” tarafından gerçekleştirilir.

Hipnoterapi, sorunun
neden ortaya çıktığı ile ilgilenmez bununla psikoterapi ilgilenir, hipnoterapi, soruna neden olan davranışın, değiştirilmesine yönelik bilinçaltı eğitimi ile ilgilenir. (behavioral approach). Hipnoterapistlerin işi bilinçli zihinle değil, bilinçaltı zihin ile çalışır. Hipnoterapistler, hipnoz konusunda ve kullanım alanları ve teknikleri konusunda eğitim almış, “diplomalı hipnoterapi” uzmanlarıdır. Dünyada kabul gören bir “hipnoterapistlik” ünvanı ve kavramı mevcuttur.


'Hypnotherapist A therapist who utilizes hypnosis as a primary tool for assisting clients to achieve their goals. A Hypnotherapist often differs from others therapists by focusing on the role of subconscious behaviors and influences on the client's life.'

Definition of Hypnotherapist - 079.157-010 'In 1973, Dr. John Kappas, Founder of HMI, wrote and defined the profession of a Hypnotherapist in the Federal Dictionary of Occupational Titles... "Induces hypnotic state in client to increase motivation or alter behavior patterns: Consults with client to determine nature of problem. Prepares client to enter hypnotic state by explaining how hypnosis works and what client will experience. Tests subject to determine degree of physical and emotional suggestibility. Induces hypnotic state in client, using individualized methods and techniques of hypnosis based on interpretation of test results and analysis of client's problem. May train client in self-hypnosis conditioning." Federal Dictionary of Occupational Titles “HYPNOTHERAPIST”

(Kaynak: the International AFL-CIO Hypnotherapists Union Local 472, the International American Hypnosis Association (AHA), the International Dictionary of Occupational Titles)

Evet. Hipnoterapi ayrı bir bilim dalıdır. Bilinçaltı davranış bilimidir. Telkin ve imajinasyon bilimidir. Bilinçaltının tekradan eğitilmesi bilimidir. Bu dalda, diploma eğitimini bitirenler ve yapılacak sınavlarda başarılı olanlar “Hipnoterapi diploması” (Diploma in Hypnotherapy) almaya hak kazanıyor. Hipnoterapi eğitimi “sertifika” eğitimi değildir! “diploma” eğitimidir! Türkiye’de ve KKTC’de henüz Hipnoterapi üzerine diploma eğitimi veren bir üniversite yok. Amerika Birleşik Devletleri’nde “diploma” veren bir bilim dalıdır, fakültesi vardır ve eğitim sonrası diploma almaya hak kazananlara, ilave denetimli pratik deneyim saatlerini ve klinik danışmanlarla stajını tamamladıktan sonra, başarılı olanlara verilen ünvan,“Hipnoterapist”(C.Ht.) Hypnotherapists Union tarafından dünya literatürüne geçmiştir. Tek başına müstakil bir meslektir. Hipnoterapistlik bir uzmanlıktır. Hipnozu kullanmaya,“Hipnoterapi Diplomasına” sahip “Hipnoterapistler” yetkilidir.

Günümüzde hipnoterapi ve hipnoz, psikoloji ve sağlık biliminin içinde değil, ayrı bir bilim dalı olarak kabul edilmektedir. Hipnoterapi ve hipnoz psikoloji bilimine destek verdiği gibi, sağlık bilimine de destek verebiliyor, siyaset bilimine de destek verebiliyor, eğitim bilimine de destek verebiliyor, spor bilimine de destek verebiliyor, bireysel ve toplumsal gelişimelere de destek olabiliyor, İletişimde kullanılabiliyor.

Dünyadaki kullanım alanları ve desteklediği bilim dalları gün geçtikçe gelişerek, artmaktadır. Hipnoterapistler, hipnoz konusunda ve kullanım alanları ve teknikleri konusunda eğitim almış, “diplomalı hipnoterapi” uzmanlarıdır. Dünyada kabul gören bir “hipnoterapistlik” ünvan ve kavramı mevcuttur.

“Hipnoterapist kimdir ve ne yapar” sorusu, ABD’de “Mesleki Ünvanlar Federal Sözlüğü”nde 1973’ten beri tanımlıdır. 1968’de kurulan ve 50 yılın üzerinde geçmişiyle ülke çapında ulusal akreditasyona sahip dünyanın ilk Hipnoterapi Akademisi HMI (Hypnosis Motivational Institute)’ın kurucusu ve Hipnoz’un dünyaca kabul görmüş duayenlerinden sayılan Dr. John Kappas, 1973 yılında “Mesleki Ünvanlar Federal Sözlüğü” ne giren “Hipnoterapist” ünvanının resmi tanımını bu sözlük için yapan kişidir. “Hipnoterapist kimdir ve ne yapar” sorusu, “Mesleki Ünvanlar Federal Sözlüğü”nde şu şekilde tanımlıdır:

“Motivasyonu artırmak veya davranış biçimini değiştirmek için danışana hipnotik durumu yükleyen kişidir. Danışan ile problemin doğasını belirlemek için görüşür. Hipnozun nasıl işlediğini ve hipnoz sırasında neler yaşatacağını danışana açıklayarak hipnotik duruma girmesi için onu hazırlar. Testler uygulayarak danışanın fiziksel ve duygusal olarak(“fiziksel telkin edilebilirlik” ve “duygusal telkin edilebilirlik”) telkine yatkınlık derecesini belirler. Sonra danışanda hipnotik durum oluşturur. Problemin analizini ve uygulanan testlerin yorumunu temele alarak hipnotik teknikleri ve yöntemleri danışana göre uyarlar ve uygular. Gerekli gördüğü durumlarda danışana oto hipnozu öğretebilir.”

Federal Dictionary of Occupational Titles “HYPNOTHERAPIST” https://occupationalinfo.org/07/079157010.html Buradaki “fiziksel telkin edilebilirlik” (physical suggestibility) ve “duygusal telkin edilebilirlik” (emotional suggestibility) terimleri Dr. John Kappas (1925 - 2002)’ın 30 yıllık araştırmaları sonucunda hipnoterapi literatürüne kazandırdığı iki teknik terimdir. Duygusal olmakla alakalı bir durum değildir; süjenin dolaylı telkinlere mi yoksa direkt telkinlere mi daha yatkın olduğu konusuna işaret eder.

“Hipnoterapist kimdir ve ne yapar” sorusunun mesleki tanım bugüne kadar bir değişikliğe uğramaksızın Amerika’nın Mesleki Ünvanlar Federal Sözlüğü’nde bu şekilde tanımlıdır. Dikkat ederseniz bu tanımda ne “teşhis” ve “tedavi” den bahsedilmiş ne de herhangi bir meslek birliği mensubu olma şartı aranmış. Hipnoterapist’in resmi tanımında bir psikiyatri uzmanlığı veya hekim olma şartından da bahsedilmemiş olduğu görülmektedir.

İngiltere’de ise Hipnoterapi’nin konumlandırılması şu şekilde gelişmiştir; 2002 yılında İngiltere Eğitim Bakanlığı, “Hipnoterapi” ile ilgili, kendi ulusal mesleki yeterlilik temellerine dayanan bir “Ulusal Meslek Standartları” geliştirdi. Bu standartlar Hipnoterapist’lerin aldığı hipnoz eğitiminin standartlarını da belirlemiş oldu. İngiltere’nin “Nitelikler ve Müfredatlar Müdürlüğü” şemsiyesi altında ve Ulusal Yeterlilikler Çerçevesi’ne dayalı olarak belirlenen bu “ulusal meslek standartları” ile beraber Hipnoterapi, İngiltere’de tıp, psikoloji veya psikiyatri gibi herhangi bir meslek grubunun tekeline verilmeksizin tek başına bir bilim dalıuzmanlığı olarak konumlandırılmış durumda. Özet olarak, dünyanın birçok ülkesinde hipnoz ve hipnoterapistlik ya ayrı bir uzmanlık alanı ve özgün bir meslek olarak konumlandırılmış durumdadır.

Teşhis ve tedavi sadece ve sadece tıp mensuplarına bırakılması gereken bir süreçtir. Sadece hipnoterapistler değil, tıp mensupları haricindeki hiçbir uzmanlık alanı “hastalık tedavisi” için hipnoz ya da başka bir uygulama yapamaz. Teşhis ve tedavi gerektirmeyen konularda ise hekim olma şartı olmaksızın, diplomalı yetkin hipnoterapistlere başvurabilirsiniz.

Her psikolog veya psikiyatrist aynı zamanda bir hipnoterapist veya hipnoz uygulayıcısı değildir. Diplomalı Hipnoterapi eğitimini, ilgili hipnoterapi fakültesinden ayrıca almış olması gerekmektedir. İlgili hekimin hipnoterapi alanında diplomalı bir eğitimi yoksa,diplomalı yetkin bir hipnoterapist ile koordineli ve beraber çalışabilir. Hipnoz, kullanım alanının genişliği, efektifliği ve çok hızlı sonuç alınabilmesi nedeniyle dünyada kullanımı, ekstra bir destek aracı olarak genişleyerek artmaktadır.

Hipnoterapi; bilinçaltı hipnotik telkin ve imajinasyon bilimidir, bilinçaltının tekrardan eğitilmesidir. Bunun için çeşitli hipnotik teknikler kullanılır. İstemediğiniz, değiştirmek ve/veya geliştirmek istediğiniz her türlü davranış, düşünce, duygu, korku, endişe, kaygı, alışkanlık ve algılarınızı, direk bilinçaltınızda çalışarak size çok kısa sürede sonuçlar yaratır, destek olur. Günümüzde birçok ülkede psikoljiden, her türlü gelişime, çok yaygın, geniş alanda, kişilerden toplumlara yayılarak başarıyla kullanılan, çok etkili, ekonomik, daha kısa sürede sonuçlar yaratan en güçlü davranış değişiklik yöntemidir.

Hipnoterapi; kendimizde değiştirmek veya geliştirmek istediğimiz çok çeşitli alanlarda davranış değişikliği oluşturmak amacıyla hipnotik zihin durumunda çeşitli tekniklerin uygulandığı, bilinçaltının tekrardan eğitilmesi sürecidir. Bir nevi “bilinçaltı düzeyde verilen davranışsal yeniden öğrenme” dir. Hipnoterapi, kişinin kendisinde gerçekleştirmek istediği değişiklikleri gerçekleştirmesi konusunda veya kendisinde geliştirmek istediği herhangi bir konuda yapıldığında değişim ve gelişim gayet hızlı ve başarılı bir şekilde gerçekleşir.

Hipnoterapi; sorunun neden ortaya çıktığı ile ilgilenmez bununla psikoterapi ilgilenir, hipnoterapi, soruna neden olan davranışın, değiştirilmesine yönelik bilinçaltı eğitimi ile ilgilenir. (behavioral approach) Hipnoterapistlerin işi bilinçli zihinle değil, bilinçaltı zihin ile çalışır.

Hipnotik zihin, zihnin özel ve doğal durumudur. Bilinçli zihnin bir nevi devre dışı bırakılarak, bilinçaltında hipnotik tekniklerle çalışmalar yapılır. Hipnotik zihin durumu,hipnotik telkin ile oluşturulan, konsantrasyon ve odaklanmanın en üst düzeye ulaştığı özel bir bilinç halidir. Hipnotik zihin durumunda, kişi çevreden gelen tüm (ses, ışık, koku vb.) uyaranlara kendini kapatır veya aldırmazken, odaklanmanın ve konsantrasyonun en üst seviyede olduğu özel durumda, danışan, hipnoterapistin söylediklerini dinler, anlar ve gönüllü katılımıyla uygulanır.

Hipnotik zihin durumunun oluşmasında şu üç temel unsur vardır; Gönüllülük, konsantrasyon ve hayal gücü. Hipnotik zihin durumuna başlanırkenkişi önce hipnotik duruma girme konusunda gönüllü ve istekli olmalıdır. Gönüllü ve istekli olan kişi, hipnoterapistin hipnotik telkin cümlelerine tüm dikkatini verir, yoğunlaşır, söylenen telkinlerin içeriğini hayal ederek bu durum gerçekleşir. Bir kişinin hipnotik durumu girebilmesi için öncelikle hipnotik duruma ve değişim yaratmaya kendisinin de gönüllü olması, konsantrasyon ve hayal gücünü yeterli olması ve hipnoterapistin talimatlarını takip etmesi zorunludur.

Hipnotik zihin durumuna girebilme yetisine “hypnotizability” yani hipnotik zihin durumuna yatkınlık adı verilmiştir. Herkesin hipnotik zihin durumuna yatkınlığı farklı olsa da evet, herkes hipnotik zihin durumuna girebilir.

Hipnotik zihin durumuna yatkınlık yetisi, kişilik yapılarına ve içinde bulunulan ruhsal rahatsızlığa bağlı olarak değişmektedir. Örneğin, kuşkucu, kimseye güvenmeyen, her şeyi kontrol etmeye çalışan ya da kendisini herkesten çok üstün ve değerli gören kişilik yapılarına sahip olan kişiler kolay kolay hipnotik duruma giremezler. Aynı şekilde obsesif-kompulsif bozukluk, şizofreni, ağır depresyon, paranoid bozukluk ve demans (bunama) hastalarının hipnotik zihin durumuna yatkınlıkları sağlıklı insanlara göre daha düşük olabilir.

Evet mümkündür. Geçmiş yaşamlarınızı merak ediyor musunuz? Mutlaka bu özel deneyimi yaşayın... Hayatınızdaki çözümlenmeyen sorunların ana kaynağı olabilir! Her insanın hücresel belleği vardır (cellular memory). Hipnotik tekniklerle, geçmiş yaşamlara gitmek “Age Regression” adı verilen “yaş geriletme” tekniği değil, “Past-Life Regression” “geçmiş hayat geriletme” özel eğitimli regresyaon tekniğidir ve hipnoterapi seansı sırasında sıfır yaşa kadar geriletildikten sonra doğum anının da gerisine gitmesi yönündeki telkine uyan danışanların önceki hayatlarına gidebildiği yönünde önemli yeni bilimsel çalışmalar mevcuttur. Unutmayın ki zihin, sembollerle işlem yapar. Bu seanslarda, bu imgelerle bilinçaltı tarafından anlatılmak istenenin ne olduğunu yorumlamak gerekir. Sonuçta önemli olan şey danışanın seans sırasında geçmiş yaşamına dair anlattığı veya deneyimlediği şeyin doğru olup olmadığı değil, geçmiş yaşam terapisinin, kişinin bu hayatta yaşadığı problemin çözümüne yardımcı olup olmadığıdır. Bunu, anlamamız önemlidir. Zihnimiz ve bilinçaltımız bizimle konuşurken bizim bilinçli aklımızla konuştuğumuz dilden değil, kendi diliyle, yani sembollerle konuşur. “Geçmiş yaşam” terapisinde deneyimlediklerimiz aslında bilinçaltının bizimle konuşma şekillerinden biridir.

Her danışan özeldir ve her danışanın sorunu da farklıdır. İlk hipnoterapi seans çalışmasıyla beraber kişiler farklılığı yaşamaya başlarlar. Aşama aşama seanslar devam ettikçe ilerleme daha belirgin hale gelir. İlerlemenin, iyi hissetme halinin pekiştirilmesi için Hipnoterapi seansları ortalama 1-6 seans arasında devam eder, kullandığımız özel etkili tekniklerle seans sayısı çoğu zaman 1 seansa kadar düşebilmektedir. İhtiyaç duyulan seans sayısı daha az ya da daha fazla olabilir. Hipnoterapinin özelliği daha kısa sürede daha etkili sonuçlar vermesidir.

Hipnoterapide seanslara devam edilecekse seanslar arasında belli bir süre olması (yaklaşık 7 gün gibi), hipnoterapinin en verimli şekilde etki göstermesi için şarttır. Bu yüzden seanslar her gün yapılmaz, genelde birer hafta arayla yapılır.

Hayır! Bu mümkün değildir. Hipnotik durum kişinin gönüllü isteği ve katılımıyla gerçekleştirilen özel bir zihin durumudur. Hipnoterapist, hipnotik duruma girmeyi gönüllü olarak kabul eden süjeye kılavuzluk eder, hipnotik telkinler verir, hipnotik zihin durumunda olan kişi ise telkinlere karşılık vererek kendi isteğiyle bu özel zihin durumuna girer.

Hayır! Hipnotik zihin durumunda kişinin bilinçli kontrolü ortadan kalkmaz. Hipnotik zihin durumu, danışanın hipnoterapistin yönlendirmelerine uyum göstererk yanıt verdiği işbirliğine dayalı bir etkileşimdir.

Danışanın hipnotik zihin durumunda veya seans sırasında bilinçli kontrolü ortadan kalkmadığı için konuşulanların ve söylenenlerin tamamen farkındadır ve istemediği sürece kişi hiçbir sırrını söylemez ve yapmak istemediği bir davranışta bulunmaz..

Hipnoterapiyi kesinlikle bir uyku hali olarak tanımlayamayız. Hatta bilinçli hipnotik yönteminde kişi tamamen bilinçli haldedir. Hipnoterapide kişinin dikkati ve konsantrasyonu en üst seviyede yoğunlaştığında, özel hipnotik zihin dediğimiz durum ortaya çıkar.

Hipnotik zihin durumu derin bir uyku hali olmadığı için, uyanamamak diye bir şey kesinlikle olamaz. Hipnoterapistin seans sonunda vereceği telkinin ardından danışanı hipnotik durumdan çıkarak gözlerini açar. Hipnoterapist seansı sonlandırmadan ayrılsa bile kişi, bir süre sonra seansı kendi sonlandırıp kalkar ve günlük yaşantısına devam eder. Literatürde hipnotik durumdan çıkamayan vaka kayıdı bulunmamaktadır.

Evet. Kesinlikle. Bilinciniz arka planda süreci izler takip, eder. Hipnotik zihin durumunda kendinizden geçmezsiniz.

Herhangi bir yan etkisi yoktur. Tam tersi her yönüyle zihin ve beden arasında ki dengeyi sağlar. En doğal yöntemdir, bağımlılık söz konusu değildir çünkü hipnoterapi dışarıdan verilen yabancı bir madde ya da kimyasal değildir. İnsan doğasının bir parçasıdır. Seans sırasında da, seans sonrasında da hiçbir tehlike söz konusu değildir.

Hipnoterapinin etki alanı bilinçaltı zihin olduğundan dolayı, etkisi de kalıcı olmaktadır. Örneğin; kilo verme konusunda rejim, diyet gibi kelimeler bilinçaltı için çok sevimsizdir. Yemekten zevk aldığınız yiyecekleri bırakmak zorunda kalırsınız. Bu sebeple diyetlerin çoğu daha fazla kilo almakla sonuçlanır. Oysa kontrolsüz yemenin nedenleri zihinde, bilinçaltında gizlidir. Kontrolsüz yemenin altında aslında duygusal ve ruhsal ihtiyaçlarımız vardır. Stres, gerginlik, endişe, suçluluk, kızgınlık gibi olumsuz duyguların aşırı yemeye neden olduğu bilinmektedir.

Yemek yemek fizyolojik bir ihtiyaçtır, kişinin fizyolojik ihtiyaçlarını karşılayarak seansa gelmesi konsantrasyonu açısından önemlidir, çok yorgun, uykusuz kişi seansta uyuyabilir,ya da çok aç birisi sürekli yemek düşünebilir ya da kan şekeri düşük olacağından konsantrasyonu bozuk olabilir ve hipnoterapi seansında yeterince fayda görmeyebilir.

IQ (zeka seviyesi) düşük olanlar, bunama evresinde olanlar, yaşı oldukça ilerlemiş olanlar (80 yaş üzeri), söylenileni anlayamayanlar, sarhoşlar, alzheimer hastaları, akli dengesi bozulmuş olanlar

Seans Bilgisi:

Hipnoterapide uyguladığımız ilk seans en önemli seans seviyesinde uygulanmakta olup, ilk seanstan sorunu çözme hedefi vardır.

Hipnoterapi seans süresi nedir?

√ 2 Saat Blok Seans|Double Session olarak birebir kişiye özel uygulanmaktadır.

Hipnoterapi Seansın 2 Saat blok seans olmasının nedeni?

1. Bilimsel olarak yapılan tüm çalışmalarda en iyi yararın ve size sağlanacak faydanın en üst düzeyde sorununuzu ilk seanstan çözülmesine yardımcı olmaya yönelik bir hedef olması ve bu sonuca ulaşmak için de bilimsel olarak yaklaşık bu süreye ihtiyaç duyulmasıdır.

2. Gereksiz, sonu bitmez seansların ve masrafların önüne geçerek, size en ekonomik, en üst düzeyde ilk seanstan yardımcı ve destek olma amacının olmasıdır. İkinci seans zorunluluğu yoktur.

İlk seansın içeriği nedir?

Tam içerikli blok ilk seans uygulamasının içeriğinde, destek konusuna göre, sorununuzla ilgili konuşacağız, probleminizin niteliği, geçmişi, bugünü ve bilinçaltı kayıtlarınız ile ilgili durum tesbiti yaparak, bazı hipnotik testler ile, hipnoterapi modelinizi tespit ederek, bu doğrultuda ilk hipnoterapi seansınızı, çözüm odaklı gerçekleştirerek, sizi ve bilinçaltınızı hipnoterapi ile tanıştırarak, tam bir deneyim yaşayacaksınız.

Arzu etmeniz, ihtiyaç duymanız, talep etmeniz halinde; daha sonraki ilave birebir kişiye özel destek seansları ortalama birer hafta (7 gün) arayla gerçekleşecektir. Ayda bir destekleyici birebir kişiye özel yenileme seansına da randevu alabilirsiniz.


√ Supported by Special Interest Tourism Development Project | SUNISLAND® Turizm | KITSAB Sicil No. 231/2000

Hipnoterapist Mert Mapolar Bilinçaltı Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri | Bir SUNISLAND® İşletmeleri Şti. Ltd. Kuruluşudur.
© Hipnoterapist MERT MAPOLAR® Resmi Sitesidir. | Her hakkı saklıdır. | All rights reserved.
Ortak Kaynak Bilgi: HMI Hipnoterapi Mezunları | Common Source Information: HMI Hypnotherapy Graduates
Designed By SUNISLAND® Group
BelarusianCzechEnglishFinnishGermanGreekRussianSlovenianTurkishUkrainian